Anasayfa > Gezititle_li=Kültür & Sanat > Tarihin Akışını Değiştiren Keşif: “GÖBEKLİTEPE”
Gezi Kültür & Sanat

Tarihin Akışını Değiştiren Keşif: “GÖBEKLİTEPE”

göbeklitepe

Göbeklitepe, turizm alanında oldukça önemli bir konuma sahip. Göbeklitepe’nin, yakın zamanda yapılan çalışmalar sonrası en eski yerleşim yeri olarak bilinen Stonehenge’den daha eski bir geçmişe sahip olduğu ortaya çıktı. 2019 yılının Göbeklitepe yılı ilan edilmesinden sonra Göbeklitepe’nin nerede olduğu ve Göbeklitepe ile ilgili detaylar merak ediliyor. İşte Göbeklitepe’ye dair merak edilenler…

Göbeklitepe ya da Göbekli Tepe bir yerleşim yeri olarak değil bir kült merkezi olarak tanımlanmaktadır. Göbekli Tepe, çevredeki oldukça gelişmiş ve derinlik kazanmış bir inanç sistemine sahip olan avcı – toplayıcı gruplar açısından önemli bir kült merkezidir. 2019 yılının Göbeklitepe yılı ilan edilmesi ile beraber Göbeklitepe’nin önemi ve Göbeklitepe’nin nerede olduğu da merak ediliyor. İşte Göbeklitepe’ye dair detaylar…

GÖBEKLİTEPE NEREDEDİR?
Göbeklitepe, Şanlıurfa’nın 20 kilometre kuzeydoğusundaki Örencik köyü yakınlarında, yaklaşık 300 metre çapında ve 15 metre yüksekliğinde geniş görüş alanına hakim bir konumda yer almaktadır.

GÖBEKLİTEPE’NİN ÖNEMİ
Tarihte yeni sayfalar açılmasına neden olan ve yüzlerce yıldır kabul edilen bazı bilgilerin değiştirilmesini gerekli kılan Göbeklitepe’nin keşif tarihi 1963 yılına gitse de ilk kazılar 1995 yılında başlamıştır. Bir yerleşim alanı olarak kullanılmayan yalnızca dinsel amaçlara hizmet eden bu yerde birden çok tapınak bulunur. Bu yönüyle de yalnızca dünyanın en eski değil, aynı zamanda en büyük tapınma merkezi olarak kabul edilir.

Tüm bu bölgenin Neolitik Çağ’ın inanç ve hac merkezi olduğunu akla getiren ve günümüze kadar 6 tanesi gün yüzüne çıkarılsa da toplam sayılarının 20’yi bulduğu jeomanyetik ölçümlerle belirlenen anıtsal yapıların biçimleri birbirine benziyor. Boyları 6 metreyi bulan T biçimli sütunlar üzerinde işlenmiş Neolitik Çağ’da taşa kazınan en eski resimler olan ve bazıları üç boyutlu olarak yapılmış hayvan tasvirleri atalarımızın sanatsal yeteneğini de gösteriyor. 20 yıl boyunca burada kazı çalışmalarını gerçekleştiren Prof. Dr. Klaus Schmidt, T biçimli ve bazılarında el ve parmakların da görüldüğü bu sütunların insan figürlerini temsil ettiğini kesin bir biçimde dile getirmekte.

Göbeklitepe pek çok yeni bilginin açığa çıkmasını sağlasa da buluntularla ilgili hala çözülemeyen sorular bilim adamlarının kafasını kurcalamaya devam ediyor. Bu tapınakları yapanların kimler olduğu, Ağırlıkları 60 tonu bulan sütunların buraya nasıl taşındığı ve dikildiği, üstlerinin tonlarca toprak ve taş ile örtülerek neden gömüldükleri, tapınakların amacının tam olarak ne olduğu cevaplanmayı bekleyen ve muhtemelen yıllarca sürecek araştırmaları gerektirecek gizemler. Kesin olan tek şey tüm bu araştırmaların insanlık tarihine katkı yapmaya ve şimdiye kadar yazılanları tamamen değiştirmeye devam edeceğidir.

GÖBEKLİTEPE, TARİHİN BİLİNEN İLK VE EN BÜYÜK TAPINAĞI
Neolitik döneme ait Göbeklitepe, ilk tapınağın dolayısıyla yeryüzündeki ilk inancın merkezi olabilmesi açısından önemli. Bu bölgede yaklaşık 20 tapınak tespit edilmiş ve şu ana kadar yalnızca 6 tapınak gün ışığına çıkartılmıştır.

GÖBEKLİTEPE’YE NASIL GİDİLİR? 
Göbeklitepe arkeolojik alanı Türkiye’nin en mistik şehirlerinden olan ve “Peygamberler Kenti” olarak adlandırılan Şanlıurfa il merkezinin 15 km kuzeydoğusundaki Örencik Köyü civarında bulunuyor. Ankara, İstanbul ve İzmir’den Şanlıurfa Havaalanı’na düzenli seferler mevcut. Kazı alanında elde edilen buluntuların bazılarını ise Şanlıurfa Müzesi’nde görmeniz mümkün.


In English Version : Please click here

Yazar hakkında

H. İbrahim BATIBEYİ

H. İbrahim BATIBEYİ

Çok okur, çok gezer, çok yazar.

Bir Yorum Ekle

WhatsApp WhatsApp