Anasayfa > Genel > Birbirinden Güzel Whatsapp Durum Mesajları!
Genel

Birbirinden Güzel Whatsapp Durum Mesajları!

Evet arkadaşlar artık site site dolaşmanıza gerek kalmadı. İşte size onlarca sayfadan derlenmiş yüzlerce whatsapp durum mesajları.

 

-Sevebileceğim birine benziyordun dedi. Olsun dedim, sen de insana benziyordun.

-Kimsenin bilmediği intiharlarım var benim, yaşamdan kopmuşçasına kaçışlarım var insanlardan.

-Bilmediği konularda bilenlerden daha çok ukalalık yapanların ümüğünü sıkmak istiyorum.

-Kendini beğenmiş insanları severim. Hiç kimsenin beğenmediği bir şeyi beğenmek, ayrıcalıktır.

-Hepiniz bana gülüyorsunuz farklı olduğum için ben hepinize gülüyorum aynı olduğunuz için.

-Trip atmasın, dırdır etmesin, hep elimin altında olsun, nazlı nazlı süzülsün istiyorsanız, balık alıp besleyin.

-Ben kendi kusurlarımla dalga geçen bir insanım. Senin sokmaya çalıştığın lafa mı üzüleceğim.

-Defterini dürdüğüm insanların muhasebesini tutmuyorum. İade faturasını kesip, hatalı mal olarak iade ediyorum.

-Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.

-Bazı insanların resimlerine bakıyorum, o kadar güzeller ki; hep resimlerde kalsınlar istiyorum. Çünkü karakterler objektife girmiyor.

-Allah için dökülen gözyaşı kalbe abdest aldırır.

-Aklımdan çıkmıyor! Aklım çıkıyor ama o çıkmıyor.

-Bu dakikadan sonra sadece midemi bulandırırsın.

-Annelerin ayaklarının altında cennet kokusu vardır.

-Geçen yıllara ihanet etmeden, her gün bir başka sevmek seni.

-Bugün yap ya da yarın pişman ol!

-Geldiğin yeri kafandan çıkarırsan, gideceğin yerde perişan olursun.

-Zaman unutturmaz, uyuşturur.

-Allah seni özgür yaratmış! Gidip başkasının kölesi olma.

-Alnımdan öp ki oraya adın yazılsın.

-Aşk, yorgunken bile seni güldüren şeydir.

-Ağlamak belki kirpikleri ıslatır ama kalbi temizler.

-Ah! Bir sarılsam sana şimdi… Kırılıverse yalnızlığımın kemikleri.

-Zamanın silemediği o kadar çok şey var ki…

-Alıp başımı gidesim var da aklımdakileri valize sığdıramıyorum.

-Artık gelecek planlarımı hayattan gizli yapıyorum.Sanki hayat, işini gücünü bırakıp planlarımı bozmak için her şeyi yapıyor.

-Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.

-Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.

-Üzülme değmez sözünü duymaktan sıkıldım. Değmeyenlere zaten üzülmem. Üzüldüğüm şey, değmeyenlere yüreğimin değmiş olmasıdır.

-Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan, bir günahı, seni beklediğim kadar.

-Keşke çocukken fazla mutlu olmayıp birazını da bu zamanlara saklasaydım. Lazım oluyor arada.

-Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.

-Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de.

-Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ah’ım” yok sana.

-Zekânın peşinden koşmayın! Aptallığı yakalarsınız.

-Zengine, “Nerden aldın?”, fakire, “Nerden buldun?”, derler.

-Kadın gökyüzü, adam renk körü.

-Tanımıyorsan beni uzaktan yargılama!

-Yazıyorum ama sana değil…

-Otopsi istiyorum hayallerime, kurduğum düşler eceliyle ölmüş olamazlar…

-Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda, ardımda bir yürek yükü rüzgâr. Ne zaman sevmeye koyulsam, doğrulup çoğaldı ayrılıklar.

-Oysa defalarca sormuşlardı, büyüyünce ne olacaksın diye; “mutlu” diyemedik çünkü çocuktuk; akıl edemedik…

-Hadi simit satanı anladım, kestane satanı da. Peki ya dost satan, o da mı ekmek parası?

-Açtığın yaralara zaman ve dua sürdüm bekliyorum.

-Sen gittin artık yoksun ve boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanamayacağız ki.

-Keşke tanımasaydım’ dediğim hiç kimse olmadı benim. ‘Keşke beni tanımasına izin vermeseydim’ dediklerim oldu…

-Peşimden gelme ben de kayboldum.

-Cep telefonlu çoban, yoksul beyden yeğdir.

-Beni Türk kebapçılarına emanet edin.

-Ey iki adımlık yerküre, senin bütün arka bahçelerini gördüm ben.

-Yalnızca tuvaletleri değil, birbirimizi de bulmak istediğimiz gibi bırakalım.

-Gidiyor musun? Git! Soytarısı terk etti diye, kralın sarayı yıkılmaz.

-Hayallerimi bırak umutlar senin olsun döneceksin sanarak yaşanmaz biliyorsun!

-Ne olur artık vurma beni uzaklaş, bundan böyle benim için hüzündür aşk!

-Değmeyen birine dönüp bakmam adamsa notunu hayvansa otunu verir giderim.

-Tutamayacağın sözleri verdiğin kalpte tutunamayacağını da hesap etmeliydin.

-Sadisttir insanlar, kendilerine uygun mazoşist ararlar sonrada kullanır kullanır atarlar.

-Piyangonun sana çıkmadığına çok şaşırdım. Halbuki bütün numaralar sendeydi.

-Kimi insan vardır, yokluğunda yeri dolmaz. Kimi insanda vardır, varlığında bir halt olmaz!

-Benim adamlığım senin terazine fazla gelir!

-Tipimiz değil tikimiz mavi olsun…

-O okumadığı için yazmıyorum.

-Ben PTT değilim çok fazla yazmayın…

-Yaz bana mavi olalım.

-Blocklasan da beni tipim değil tikim solar…

-Biz hep tek’tik’.

-Her şey senin senin için…

-Alıp başımı gidesim var da aklımdakileri valize sığdıramıyorum.

-Artık gelecek planlarımı hayattan gizli yapıyorum.Sanki hayat, işini gücünü bırakıp planlarımı bozmak için her şeyi yapıyor.

-Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.

-Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.

-Sana iki kelimelik sonunu bilmediğim bir hikaye anlatayım mı? Evet. Seni seviyorum.

-Aslında Türkçe’m çok iyidir. Ama bazen anlamıyorum seni. ‘Git’ ne demek?

-Şimdi söndü ışık sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Dünya ahiret acımsın artık.

-Üzülme değmez sözünü duymaktan sıkıldım. Değmeyenlere zaten üzülmem. Üzüldüğüm şey, değmeyenlere yüreğimin değmiş olmasıdır.

-Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan, bir günahı, seni beklediğim kadar.

-Her şeyi boş verdim, boş verdiklerimin arasına hoş geldin…

-Umutlar başka bahara..

-Hiç kimse senin kadar fikrime huzur değil…

-Dünyanın bütün sabahları çekip gitti senle beraber.

-Bir otobüs aşkıydı belki bizimkisi benim yolum “son durak” seninkisi “müsait bir yer’di…

-O gün gelecek ve evimizin anahtarları ikimizde de olacak.

-Tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı…

-Çok sevdim çok kaybettim.

-Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.

-Ne var yani, benim de özel güçlerim var; mesela bazı insanları gözümde büyütebiliyorum…

-Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.

-Ey yalnızlık nikâh mı kıydın bana. Helalimmişsin gibi her gece giriyorsun koynuma.

-Keşke çocukken fazla mutlu olmayıp birazını da bu zamanlara saklasaydım. Lazım oluyor arada.

-Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.

-Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de.

-Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ah’ım” yok sana.

-Sen gittin artık yoksun ve boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanamayacağız ki.

-Keşke tanımasaydım’ dediğim hiç kimse olmadı benim. ‘Keşke beni tanımasına izin vermeseydim’ dediklerim oldu…

-Hadi takas edelim bir şeylerimizi… Mesela gülüşünden ver ömrümden al…

-Yalnızlık mı? Kralı bende.

-Her konuşmak isteyişinde, ona bakıp susmaktır aşk…

-Tekrarı yoktur bazı şeylerin aşk gibi, hayat gibi, ömür gibi…

-Kalbime söyleyemedim gittiğini, seni halen benimle biliyor…

-Yanıltmasın seni melek bakışlar bazılarını şeytan bıle ayakta alkışlar.

-“Gitmek” sadece bir eylemdir. “Unutmak” ise kocaman bir devrim…

-En iyi ilaç ellerindi.

-Oluruna bıraktım seni; olmazların bende kaldı…

-Senin için yaşıyorum.

-Kıymet bilmek; kaybedince arkasından ağlamak değill, yanındayken sımsıkı sarılmaktır. Hz. Mevlana

-Dostluk iki yürek arasında akan bir nehir gibidir; gittiği yeri de temizler, geldiği yeri de.

-Söz vermeyin… Güven verin ki, söz vermenize gerek kalmasın…

-Yanlış seçimler mi yaptık yoksa biz de mi yanlıştık.

-Hissediyor musun bilmiyorum ama çok özledim.

-Samimi görünen samimiyetsiziğinizden kusucam artık.

-Güneş geceyi sevmedi diye ay doğmayı bırakmaz.

-Her tercih bir vazgeçiştir.

-Karla karışık ‘âşk’ yağıyor bugünlerde ve bana ‘dolu dolu’ ‘sen’ düşüyorsun…

-Beklemek değil de, boşuna beklemek çok kötü.

-Sessizliği dinle, söyleyecek çok şeyi var.

-Elveda dercesine bakan gözlerine eyvallah çeker giderim…

-Bu enerji devamlıdır.

-Bunlar da geçecek şüphesiz. Seni unutmama kaç yüzyıl kaldı ki…

-Sen de yaz yaz yaz, bir kenara yaz bütün sözlerini.

-Açtığın yaraya zaman ve dua sürdüm bekliyorum.

-Adam yerine koyduğum insanları koyduğum yerde bulamıyorum

-Adamlığım senin terazine fazla gelir!

-Aşk acıyla tanışmanın diğer adı ve aşk, uçmaya kanat aramak değil, uçuruma kanatsız atlamaktır.

-Bazen öyle özlenir ki. Özlenen bilse yokluğundan utanır.

-Bildiğim en iyi şey zaman herşeyin ilacıdır…

-Bir otobüs aşkıydı bizimki benim yolum “son durak” seninkisi “müsait bir yer”…

-Biz hep tek’tik’.

-Keşke bazı insanlar için ‘imalat hatası var, geri topluyoruz’ deseler…

-Sen bana gel desen ben kavimler göçüyüm…

-Bilgisayarımda hiç dinlemediğim şarkı gibisin, silmeye de kıyamıyorum.

-Sensizlik istememiştim.

-Bende duran zaman sende nasıl geçiyor?

-Pili bitmi bir fotoğraf makinası gibiyim artık, Kimseyi çekemem.

-Arasıra kullan o beynini, yan ekisi yokmuş.

-Sıkıntı yoksa, sıkıntı var demektir. Çukur

-Sonra bir bakmışsın, yavaş yavaş soğumuş, usul usul Uzaklaşmışsın…

-Ben üzgündüm ama onlara ‘yorgunum’ dedim. Küçük Prens

-Gelmesen önemli değil, gelsen önemli olurdu.

-“Unut” demekten daha büyük bir küfür yoktur benim yüreğimin lügatında…

-Ne kadar seni yazmaya kalksam, aklımdaki seni mısralara sığdıramıyorum.

-Galiba ben bu aşkta iyi halden müebbet yedim.

-İçimde ölen biri var…

-Beni unutarak değil, severek bağışla.

-Sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için, helal ediyorum hakkımı…

-Yeni bir durum yok canım her şey aynı…

-Farklıyız işte… Sen gül’ü severdin. Ben gülüşünü sevgili…

-Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki…

-Bazı insanlara verdiğim değeri geri almak istiyorum…

-Kulislerini bildiğim insanların sahneleriyle ilgilenmiyorum!

-Unutma! Senin küle çevirdiğin kalbe, bir başkası üfleyerek can verir.

-Bağlanmaktan korkuyorum dedi. Tasmasını çıkardım gitti.

-Kırdığın kalbin sahibine iyi bak. Yolun bir gün muhakkak ona çıkacak.

-Siz nasıl rol yaparsanız, bende öyle senaryo yazarım. Sıkıntı yok.

-Şerefin kadar konuş desem, ömür boyu susacak insanlar tanıyorum.

-Kim demiş erkek dayıya çeker diye! Bazı erkekler var aynı halası!

-Sevilmek istiyorsan önce insan ol! Ha bu arada insanlık bedava rahat ol!

-Wi-fi görmüş telefon gibi her önünüze gelene bağlanmayın.

-Sevdiğin kadına sahip çıkamıyorsan, Annenle güne gideceksin paşam.

-Her insan huzur verir, kimileri gelince kimileri gidince.

-Bu yalnızlık benim ilişmeyin…

-Sessizliğim bir çığlıktı hepiniz mi sağırdınız?

-Ben istemem öyle, iki günlük sevgi, yüreğin varsa bir ömür sev beni.

-Üzülme ne olur, bugünler dün olur…

-Bunlar da geçecek şüphesiz. Seni unutmama kaç yüzyıl kaldı ki.

-Akıllı telefonmuş. Karşı taraf aptal olunca, telefon akıllı olsa bile işe yaramıyor.

-Elveda dercesine bakan gözlerine eyvallah çeker giderim…

-Yangınlar bile yanmadı gözlerin kadar!

-Sen çok güzel bir yalandın, benim hep inandığım.

-Varlığımla iyi geçin, yokluğum senin olmayacak.

-Aklımdan geçtin gittin, kim bilir yine kime gidiyordun.

-Sen düşünürsün; ben uygularım! İşte farkımız bu!

-Her insan huzur verir. Kimileri gelince kimileri gidince!

-Eskiden altını çizdiklerimin şimdi üstünü çiziyorum.

-El değmemiş intiharlarım var benim mecalsiz yaşamalarım.

-Eski sevgilimin yeni sevgilisine soruyorum antikacı mısın?

-Hayatta iki şeyi bileceksin. Benimsen kıymetini, değilsen haddini!

Yazar hakkında

H. İbrahim BATIBEYİ

H. İbrahim BATIBEYİ

Çok okur, çok gezer, çok yazar.

Bir Yorum Ekle

WhatsApp WhatsApp